KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2561 E., 2011/1595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2011
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile katılan davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 116 ada 10 parsel sayılı 299,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kesinleşmiş mahkeme hükmüne dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, ...'de davacı ile aynı nedenlere dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, dava konusu 116 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile katılan davacı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-HUMK.432/1 maddesi hükmüne göre temyiz süresi kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür. Davacı ... 28.07.2009 tarihinde kararı tebellüğ etmiş, 21.08.2009 tarihinde ise temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde HUMK 167.maddesinde ön görülen eski hale getirme nedenlerinin varlığı da ileri sürülmemiştir.
O halde yerel mahkemenin HUMK'nun 432/4. maddesine dayanarak verdiği temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 29/son maddesi hükmü de göz önüne alındığında usul ve yasaya uygun olduğundan davacı ...'in temyiz itirazlarının reddi ile 17.09.2009 tarihli Ek Kararın ONANMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın mahsubu ile 6,85 TL bakiye harcın davacıdan alınmasına, önceki tarihli temyiz harçlarının istek halinde davacıya iadesine,
2- Katılan davacı ...'in temyiz itirazlarına gelince;
Dava ve temyize konu 116 ada 10 parsel sayılı taşınmazın Gölova Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2011 tarih 2000/4-9 E.K. sayılı kesinleşen hükmünün kapsamında kaldığı ve taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Anılan kararın katılan davacı açısından kesin delil olmasa bile güçlü delil niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki kadastro hakimi doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu 116 ada 10 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece tescil hükmü kurulması isabetsiz, katılan davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2. maddesinde yazılı bulunan "...tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına yerine "mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına" sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2561, K. 2011/1595, 16 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama