KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2811 E., 2010/6306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm de davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca, HUMK 275. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Öte yandan, İcra İflas Kanunu’nun 67.maddesi hükmüne göre itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp ayrıca alacağın likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi BK'nın 42.maddesi hükmüne göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alacakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince, davacı; kaçak elektrik bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatmış, asıl alacak, gecikme cezası, KDV’den oluşan alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; yargılama sırasında bilgisine başvurulan hukukçu bilirkişinin raporu doğrultusunda sadece asıl alacağa yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafın, kaçak elektrik bedelinden kaynaklanan alacağının zamanında ödenmemesi nedeniyle takip talebinde gecikme zammı olarak istediği bedel, Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizidir ve ödenmeyen alacak için işlemiş faiz de verilmelidir. Ayrıca bilirkişinin davanın konusunu oluşturan kaçak elektrik kullanımı konusunda uzman olmadığı kuşkusuzdur.
Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dava dosyası kaçak elektrik kullanımı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedeli Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelik gereğince yayınlanan usül ve esaslarda açıklanan yönteme göre hesaplattırılmalı, davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu kaçak elektrik bedeli ile takip tarihi itibarıyle istenebilecek işlemiş faiz miktarı duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2811, K. 2010/6306, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama