KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3657 E., 2011/1790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 2 parsel ve aynı ada 4 parsel sayılı taşınmazlar malik haneleri ve yüzölçümleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tesbitten önce davacı ...'nun ...'nu hasım göstererek Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 142 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 594.26 m2 yüzölçümü ile davalı ... adına, 142 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ise 3068.96 m2 yüzölçümü ile davacı ... adına tapuya tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ..., aynı ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; verilen karar yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Dava konusu taşınmazlardan 142 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen tespit tutanağı içeriğinde taşınmazın davacının miras bırakanı ... ...'ndan kaldığı ve mirasçılarının iştirak halinde malik bulundukları belirtildiğine göre; davada miras bırakan ... ...'nun davacı dışındaki mirasçılarının da taraf olarak yer alması gerekir. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle miras bırakan ... ...'nun tüm mirasçılarını gösterecek şekilde nüfus aile kayıt tablosu getirtilmeli, davacı ... dışındaki diğer mirasçılarının da tebliğe elverişli adresleri belirlendikten sonra adlarına duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3657, K. 2011/1790, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama