KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3669 E., 2011/1848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava ve temyize konu 125 ada 33 parsel sayılı 4528.30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... kendi miras bırakanlarından intikal eden 145 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava konusu taşınmaz içinde tespit edildiğini ve taşınmazlar arasındaki tutanağı düzenlenmeyen yolun dahi kendi taşınmazları içinde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece 125 ada 33 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 27/03/2009 tanzim tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 800,69 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 306,91 m2'lik bölüme ait kadastro tespitinin iptaline, bu bölümlerin davacının murisine ait 145 ada 2 parsel numaralı taşınmaza eklenmesi sureti ile tespit maliki adına tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi hükmünde kadastro mahkemelerinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı açıklanmıştır. Kadastro mahkemeleri kural olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkarıldıktan sonra askı ilan süresi içinde ve tespitten önceki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmakla görevlidir. Tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalarla tutanaklar kesinleştikten sonra açılan davalara ve tespitten sonraki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmak
kadastro mahkemelerinin görevi dışında kalıp genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınır. Mahkemece tutanak düzenlenmeyen, paftasında yol olarak bırakılan ve teknik bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen yer hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil hükmü kurulması isabetsizdir.
2-Kadastro Kanununun 33/b maddesi gereğince davacı adına tescile karar verilen taşınmaz bölümünün aynı ada son parsel numarası ile tapuya tesciline dava dışı 145 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanak aslı ile eki belgelerinin olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken dava konusu taşınmaz bölümünün dava konusu olmayan 145 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen geometrik şeklini bozacak şekilde taşınmaza eklenerek tesciline hüküm kurulması doğru değildir.
3-Kadastro hakimi tescili mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 125 ada 33 parsel sayılı taşınmazın kalan bölümü için tescil hükmü oluşturulmaması dahi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3669, K. 2011/1848, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama