KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3884 E., 2011/2377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.madde hükmünün bir davada uygulanabilmesi için kanıtlama yükümlülüğünün keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek ya da tüzel kişiye ait olması, uyuşmazlığın çözümünün taşınmaz başında keşif yapılmasını zorunlu kılması, ilgilinin kendisine verilen makul önel ya da koşullarının varlığı halinde verilen kesin önel içerisinde özrü olmaksızın keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir.
Somut olayda dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde keşif yapılmasının zorunlu olduğu, kanıtlama yükümlülüğünün de davacı üzerinde bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki muhtıra ile davacıya verilen sürenin son günü ile keşif günü arasında makul süre olmadığından kesin önelin yöntemine uygun olduğundan söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3884, K. 2011/2377, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama