KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/394 E., 2010/419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2010
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 14, 107 ada 1, 108 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 38667,72 m², 2485632,70 m², 3645532,55 m² yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek, ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ..., 101 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 107 ada 1 ve 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazların birer bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 101 ada 14 ve 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacının ekonomik amacına uygun ve iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, bu nedenle davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece 101 ada 14 ve 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ...’ün bu parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, davacı taraf dava dilekçesinde dava ettiği diğer parseli 108 ada 1 parsel olarak açıklamış ise de, yapılan keşif sırasında yer göstermesi üzerine dava ettiği taşınmazın gerçekte 108 ada 28 parsel sayılı ... ... adına tespit gören yerde kaldığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca davacının 108 ada 1 parsel olarak gösterdiği ada ve parsel numaralarının dava dilekçesinde yanılgıya dayalı olarak yazıldığının, dava edilen yerin gerçekte 108 ada 28 parsel sayılı taşınmaz olduğunun kabulü gerekir. Kadastro davaları hakları çatışanlar arasında, bir başka deyişle taşınmazda hak iddia edenlerle adına tespit veya tescil yapılan kişiler arasında görülür. 108 ada 28 parsel sayılı taşınmazın adına tespit edildiği ... ... davada taraf değildir.
Dava adına tespit yapılmayan hazine aleyhine açılmıştır. Bu olgu gözetildiğinde dava konusu 108 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davanın red edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kuşkusuz davacının dava dışı 108 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede dava açma ... bulunmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/394, K. 2010/419, 29 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama