KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4811 E., 2011/3333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 105 ada 270 parsel sayılı 540979.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında "davacı ... tarafından dava ve temyiz konusu yapılan bölüm ile sınırlarını oluşturan mera parseli arasında ayırıcı unsur olarak tarif edilen sınır yerlerinin bulunmadığı, uzman ziraatçi bilirkişi tarafından ibraz edilen raporun eylemli durumu teyit ettiği, hal böyle olunca davanın reddi ile dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi gerektiği, ne var ki aynı taşınmaza karşı açılan davaların da birleştirilmesi gerektiği" hususlarına değinilmiştir.
Dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 105 ada 270 parsel sayılı taşınmazın tespitteki gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ile ...'un temyizi 105 ada 270 parsel sayılı taşınmazda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 9.11.2009 günlü rapor ve haritada (A) ve (B) harfi ile işaretli bölümlere yöneliktir.
Dava ve temyiz konusu bölümlerin kamu malı niteliğinde mera olduğu, sınırlarını oluşturan mera arasında ayırıcı unsur olarak tarif edilen sınır yerlerinin bulunmadığı, kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı, dava ve temyiz konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4811, K. 2011/3333, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama