KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5020 E., 2011/3324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece davacı tarafın verilen kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına, mevcut delillere göre de ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve usül hükümlerine uygun düşmemiştir.
HUMK'nun 163. maddesi hükmüne göre kanunda belirtilen süreler kesindir. Bu süreler içinde yapılması gereken işlemler yapılmazsa o hak düşer. Hakim de yargılama sırasında taraflara vereceği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Verilen ara kararında sürenin kesin olduğu belirtilmemişse süreyi geçiren taraf yenisini isteyebilir. Bu istem üzerine verilecek ikinci süre kesindir.
Yine öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun makul bir süre yetecek olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince, davacılar tarafından tutunulan tapu kayıtları eksiksiz olarak tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi davacılara çıkartılan meşruhatlı davetiyede keşif gününün belirlenmediği, belirlenmiş olsa dahi duruşma günü nazara alındığında tanık ve mahalli bilirkişilere yapılacak tebligat için yeterli sürenin bulunmadığı görülmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5020, K. 2011/3324, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama