KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5054 E., 2011/2984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 117 ada 24 parsel sayılı 9808,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 117 ada 24 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 117 ada 24 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tespitte saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tespit bilirkişilerin tümü taşınmaz başında dinlenmemiş, komşu köyden sadece bir yerel bilirkişi dinlenmiş, dava konusu taşınmaza komşu aynı 117 ada 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak örnekleri ve varsa dayanak kayıtları getirtilip keşif mahallinde uygulanmamış, varsa dayanak kayıtları dava konusu taşınmazı ne okudukları belirlenmemiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır. Taşınmazın bulunduğu köyde tahsisli mera bulunmadığına göre mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek, taraflarla akrabalığı bulunmayan ve elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile kadim mera araştırması yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza komşu 117 ada 23 ve 25 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile varsa dayanağı tapu kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden, vergi kayıtları ise Özel İdare Müdürlüğünden getirilmeli, daha sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel bilirkişi, tanıklar ile uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve üç kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak taşınmazın mera olup olmadığı yolunda tutanak bilirkişilerinden de ayrıntılı, gerekçeli, olaylara dayalı bilgiler alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli,
bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerinde bir kayıt ve belge esas alınmamış ise tutanakların içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı anlaşıldığı takdirde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı,
taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, 10 yıldır işlenmemiş olması halinin iradi terk niteliğinde olup olmadığı hususu irdelenmeli, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye uzman ziraatçi bilirkişilerden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5054, K. 2011/2984, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama