KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5057 E., 2011/2923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2011
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 190 ada 5 parsel sayılı 112.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak tereke adına dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın Abdullah Yakışık mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 190 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı ... ve paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın dayanağı 12.5.2005 tarih 155 sayılı tapu kaydı tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, tapu kaydının oluşum nedenleri dikkate alındığında ifraz haritası getirtilerek kök tapu kaydından bu yolla oluşan yol ve park alanında kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte maliki ya da maliklerini gösterecek ve açıkta pay kalmayacak şekilde haritasıyla birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen komşu köylerden temin edilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlendikten sonra haritalar yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle çakıştırılarak yerine uygulanmalı, bu yolla kapsamı belirlenmeli, uygulamada tapu kaydı dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görmüş ise bu olgu da kaydın kapsamı belirlenirken dikkate alınmalı, dava konusu taşınmazın kök tapu kaydından ifraz yoluyla oluşan yol ve park alanında kaldığının belirlenmesi halinde kamuya tahsis edilen bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceği düşünülmeli,
dava konusu taşınmazın tespite esas alınan ve davalı tarafın tutunduğu idari yolla oluşan tapu kaydının kapsamında kalması halinde, kaydın idari yolla oluştuğu tarihe kadar davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, taşınmazın tümü ya da bir bölümü hem davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının hem de yol ve park alanı olarak bırakılan yerlerin kapsamı dışında kaldığı takdirde, bu bölümün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, davacı tarafın zilyetliğinin iktisap sağlayan süreye ulaşıp ulaşmadığının araştırılarak davacı yararına 3402 sayılı Yasanın 14.maddesi hükmünde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5057, K. 2011/2923, 29 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama