KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5284 E., 2011/3040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... mirasçılarından ..., ..., ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 312 ada 13 parsel sayılı 19.544,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle, ham toprak niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 312 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliğinde olduğu, taşınmaz üzerinde davacı ... mirasçılarının tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ...’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması, sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen ve 5. bendinin “...toplam 747,50 TL yargılama giderinin" sözlerinden sonra gelen bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5284, K. 2011/3040, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama