KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5527 E., 2011/2843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı 2244,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak kadastro komisyonunca davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın komisyon tespiti gibi tescil işlemi yapılmak üzere tutanak aslının Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...'e davalı dışındaki tespit maliklerini davaya dahil etmesi için verilen kesin süreye uymadığı gerekçe gösterilerek davanın husumet nedeniyle reddine dair hüküm kurulmuş ise de; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/1. maddesi hükmü gözönüne alındığında mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Kadastro mahkemesi taraflar arasındaki ihtilafı çözerek infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle Komisyon Tutanağında adına tespit yapılan davalı ... dışındaki tespit maliklerinin tümü mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/1. maddesi hükmüne uygun olarak re'sen davaya dahil edilerek belirtilen kişilerin ölmüşlerse mirasçılarının tebliğe elverişli adresleri zabıta aracılığı ile belirlenmeli, adı geçen kişilere dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri sorulup saptanmalı,
gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5527, K. 2011/2843, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama