KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5984 E., 2011/4128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 116 ada 1 parsel sayılı 4565.10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ... terekesi adına dava açmıştır. Mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmaz yönünden davanın kabulüne, taşınmazın ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki ihtilaf dava ve temyiz konusu taşınmazın düğün hediyesi olarak davalının eşine bağışlanıp bağışlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yerel örf ve adet gereğince taşınmazın hediye olarak bağışlanması mümkündür. Keşif sırasında beyanlarına başvurulan kişiler soyut olarak taşınmazın bağışlandığını, düğünden sonra ... ...'a icara verildiğini beyan etmelerine karşın zilyetlik ve icar parasının kime ödendiği hususunda açıklayıcı şekilde bir beyanda bulunmadıkları gibi kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde tutanak bilirkişilerinin tümü dinlenmeksizin hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava ve temyize konu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi özellikle muris ... tarafından davalı ...'nın eşine bağışlanarak zilyetliğin devredilip devredilmediği, kısa elden teslim edilip edilmediği, taşınmazın kim tarafından icara verildiği,
icar parasının kime ödendiği hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli,
komşu taşınmazların tesbitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5984, K. 2011/4128, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama