KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6104 E., 2011/3890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2011
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı sırasıyla 14.928.39 m2, 11.616.90 m2, 16.524.35 m2 yüzölçümdeki taşınmazlar vergi kaydına, miras hakkına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan ... ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakan ... ...'un, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağladır.
Somut olayda dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan ... ...'un ölümünden sonra mirasçılar arasında paylaşıldığı, dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalı ...'un miras payına karşılık davalıya düştüğü, davacı ...'ın miras bırakanı ... ...'a ise dava dışı evin düştüğü böylece davacı ...'ın muris ... ...'un terekesinden gelen bir hakkının kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Mahkemece, hüküm yerinde dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların ada-parsel numaraları tek tek belirtilmek suretiyle tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı taşınmazların tespit gibi tesciline denilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden; hükmün 2 nolu bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “Dava konusu 101 ada 113, 105 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6104, K. 2011/3890, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama