KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6547 E., 2011/536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan binanın davacı tarafından yapıldığının tespitine, mülkiyet isteminin reddine karar verilmiş ise de; aidiyet tespiti yönünden varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın paydaşı olmadığı taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yaptığını, ne var ki davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı şekilde tescil işlemlerini yerine getirmediğini öne sürerek inşaatın kendisi tarafından yapıldığının ve binanın %60 bölümünün mülkiyetinin tarafına ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; davacının taşınmazda paydaş olmadığı gözetildiğinde tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK 567 ve Kamulaştırma Kanunun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı kuşkusuzdur. Şu halde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığının kabulü gerekir. Yargılama sırasında davalılardan her hangi birinin davayı kabulü de dava koşulu olan hukuki yarar yokluğunu ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6547, K. 2011/536, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama