KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6863 E., 2011/5025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nun 388/son ve 389. maddeleri hükmüne göre, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması zorunludur.
Bu olgunun sonucu olarak itirazın iptali davalarında davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi halinde, hangi İcra Müdürlüğü'nün hangi sayılı dosyasındaki itirazın iptaline karar verildiği de belirtilmek suretiyle itirazın iptaline karar verilen asıl alacak ve varsa işlemiş faiz miktarlarının hesaplanarak itirazı iptal edilen asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ve diğer kalem alacakların hüküm yerinde gösterilmesi, yerinde görülen toplam alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin ne şekilde devam edeceğine karar verilmesi,
hüküm oluşturulurken Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmüne göre temerrüt faizine takip tarihinden sonraki dönemde yeniden faiz işletilmesinin yasak olduğu olgusunun gözden kaçırılmayarak sadece asıl alacak ve faiz yürütülmesi mümkün olan diğer alacaklara takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline imkan verecek şekilde hüküm oluşturulması, işleyen faize takip tarihinden sonraki dönem için faiz yürütülmemesi gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece hüküm yerinde takibin hangi miktar üzerinden devam edeceği belirlenmiş ise de, davanın niteliğine uygun ve az yukarıda açıklandığı şekilde infaza elverişli hüküm oluşturulmamıştır.
Hal böyle olunca; mahkemece az yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alınarak davacı tarafın icra takibi nedeniyle isteyebileceği asıl alacak ve işlemiş faiz miktarını, takibin ne şekilde devam edeceğini gösterir ve istek kalemlerinin tümünü de kapsar şekilde davanın niteliğine uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6863, K. 2011/5025, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama