İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/6930 K.2011/7200

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2010/6930Karar2011/7200Tarih23 Kasım 2011Okuma5 dk · 917 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2010/6930 E., 2011/7200 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

917 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Asıl dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti, karşı dava ise ecr-i misil alacağının tahsili istemine ilişkindir.

1-Asıl davaya yönelik temyiz incelemes; mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.

Öte yandan; taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bulunan bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması, oturulabilir hale getirilmesi veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Mevcut muhdesat inşaatının tamamlanması için harcanan giderler de muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek

başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklarinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını B.K.nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği tartışmasızdır.

Somut olaya gelince; dava konusu muhdesatın asıl kısmının (temelinin ve ana bölümünün) kadastro tespitinden önce meydana getirildiği, tespit tarihinden sonra yapılan ilave bölümlerin ve buna yönelik harcamaların iyileştirme gideri niteliğinde olduğu, muhdesatın üzerinde bulunduğu 37 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir, davanın esasına girilemez.Bu halde davalı tarafın davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz. Kaldı ki, dava konusu taşınmaz iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu gözetildiğinde bir kısım paydaş davalıların tek başına kabulünün de hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; asıl davanın hak düşürücü süre nedeniyle tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-Karşı davaya yönelik temyiz incelemesine gelince; karşı davalının temyizi, mahkemece kabulüne karar verilen 512,22 TL. alacağa yöneliktir.

HUMK.nun 427. maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı 4146 ve 5219 sayılı Yasalar uyarınca 01.01.2007 tarihinden itibaren 1.170,00 TL.’ye yükselmiştir. Temyize konu karar 23.10.2007 tarihinde verildiğinden incelenmesi istenilen hüküm kesinlik sınırı içinde kalmaktadır. Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde, temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gibi yerel mahkemenin bir karar vermemesi halinde 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İBK. uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak karşı davalının temyiz inceleme isteğinin reddine karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ...’ın temyiz itirazının kabulüyle asıl dava yönünden verilen kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karşı davaya yönelik temyiz inceleme isteminin ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 23.11.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi

Muhalefet Şerhi

Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bir kısım davalıların, davayı kabulü gözetilerek kabul eden davalılar açısından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kararı davalılar temyiz etmemiş, davacı ise reddedilen kısım açısından temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin sayın çoğunluğu 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi esas alınarak kadastro tespitinden önceki nedene dayanılarak kesinleşen tutanaklar hakkında 10 yıllık hak düşürücü sürede açılmamış davanın salt bu nedenle dinlenemeyeceği gerekçesiyle temyiz edenin aleyhine olacak şekilde bozma kararı verilmiştir.

Mahkemenin kısmen kabul gerekçesi davalıların bir kısmının davayı kabul ettikleri yönündeki beyanlarıdır. HUMK'un 95. maddesine göre kabul, kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Yasanın kesin hüküm sonucuna bağladığı kabul beyanına nazaran mahkemenin, hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddetmesi olanağı yoktur.

Davalıların davayı kabul etmelerine nazaran Yargıtay'ın mahkeme kararını hak düşürücü süreye dayanarak bozması da kesinleşen hususlarda inceleme yapma yasağına aykırılık oluşturur. Zira, Yargıtay dosyayı sadece önüne gelen uyuşmazlıkla sınırlı olarak temyiz incelemesine tabi tutabilir. Önüne uyuşmazlık olarak gelmemiş; kesinleşmiş hususların Yargıtay'ca incelenmesi kamu düzenine aykırılık oluşturur.

HUMK'un 237.maddesinde öngörülen kesin hüküm bütün mahkemeleri bağlayıcı olduğu gibi yasama ve yürütme organları ile idare kesinleşen kararlara uymak zorundadır.

Öte yandan HUMK'un 74. maddesi gereğince hakim, iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, istekten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Somut olayda mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar verdiği hususlar taraflarca temyiz edilmemiştir. Davacının temyizi, reddedilen kısma ilişkin olup, kabul edilen kısım temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Yargıtay reddedilen kısımla sınırlı olarak davacının temyiz itirazlarını inceleyebilir. Aksi durum HUMK.'un 74. maddesine aykırılık oluşturur.

Konu doktrinde de tartışılmış ve davalının davayı kabul etmesi halinde mahkemenin hak düşürücü süreyi kendiliğinden gözeterek davanın reddine karar veremeyeceği, kabul gereğince davanın kabulüne karar vermek zorunda olduğu benimsenmiştir. (Prof. ... Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı cilt IV sayfa 3705)

Yargısal uygulamada da bu konuda birlik bulunmaktadır. (Yargıtay 1. HD. 2010/9446 E-10924 K sayılı 25.10.2010 tarihli kararı, 3 HD'nin 28.1.1957 tarih, 691/647, 6 HD'nin 15.2.1966 tarih 5927/524)

O halde mahkemenin bir kısım davalıların kabul beyanı esas alınarak o davalılar hakkında verdiği davanın kısmen kabul kararı gerek yukarıda açıklandığı üzere HUMK'un 95 ve 237. maddelerine uygun olduğu gibi, temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında aleyhe bozma yasağı kapsamında olduğu halde daire çoğunluğunun aksi düşünceyle temyiz edilmemiş ve kesinleşmiş hususları bozma kapsamına alması usule aykırı olduğundan asıl davada verilen kararın onanması görüşüyle Daire kararının 1 numaralı bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6930, K. 2011/7200, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6930
Karar No
2011/7200
Tarih
23 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/6952 K.2011/7783
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6967 K.2011/6724
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6968 K.2011/6670
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6974 K.2011/6783
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6982 K.2011/17531
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6988 K.2011/17527

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.