KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6951 E., 2011/5926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan ve istenen miktarda borçlu olmadığı halde ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kurula sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından yayımlanan 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararının 1-b)süre başlıklı bölümünün 2.bendinde, bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin birinin veya her ikisinin de imzalanmamış olması halinde kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olduğu açıklanmış, doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu sürenin 90 gün olacağı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davalı kurum görevlilerinin 14.12.2004 tarihinde davacının abonesiz ve sayaç harici gizli bir hat çekerek kaçak elektrik kullandığını belirlemeleri üzerine kaçak elektrik tutanağı düzenledikleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda kaçak elektrik tüketimi hesabı 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararının 1-b)süre başlıklı bölümünün 1.bendi hükümlerine göre, diğer bir ifadeyle bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesi yapmış olan müşterilerin kaçak elektrik kullanımı halinde uygulanacak olan hüküm esas alınarak yapılmış, mahkemece de benimsenen bu bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Abone olunmaksızın kaçak elekrik kullanıldığı gözetildiğinde, davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan ve yukarıda açıklanan 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararın 1-b)süre başlıklı bölümünün 2.bendi hükümlerine göre hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Uzman bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir.
Hal böyle olunca, öncelikle dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesi, bilirkişiden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelinin yukarıda açıklanan yönteme göre yeniden hesaplanması için ek rapor alınması, davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedelinin duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6951, K. 2011/5926, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama