KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7197 E., 2011/6092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 191 ada 14 parsel sayılı 7.482 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunu öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece talep edilmesine rağmen davacı Hazine dayandığı tapu kaydını ibraz etmemiştir. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın miras bırakan ... mirasçıları ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, dosya içeriğine de uygun düşmemektedir.
Davacı Hazine dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Davalı taraf ise miktarı ile geçerli gayri sabit hudutlu vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır.
Dava konusu 191 ada 14 parsel sayılı taşınmaza komşu 191 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait Kanuni Sani 317 tarih ve 21 sayılı tapu kaydı Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilerek dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde
durulmaması, belgesiz araştırması yapılmaması ile hükümdeki paylar toplamı paydaya eşit olmaması isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı gibi verilecek kararın infazının mümkün bulunmasıda gereklidir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu 191 ada 14 parsel sayılı taşınmaza komşu 191 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait Kanuni Sani 317 tarih ve 21 sayılı tapu kaydı Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, bu kaydın dava konusu yeri ne okuduğu saptanmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
kanunları uyarınca Hazine'ye intikal edip etmediği hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı,
dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olduğu sonucuna varıldığı takdirde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, dava konusu taşınmaz kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığının tespiti halinde ise tespit maliki ... ve mirasçılarının adları tek tek belirtilmek suretiyle aynı çalışma alanı içerisinde ilgili ya da ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli,
davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre ve paylar toplamı da paydaya
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7197, K. 2011/6092, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama