KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7198 E., 2011/5815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 125 ada 3 parsel sayılı 4618.19 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına, 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava konusu 125 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözüne açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde nüfus kayıtları, tapu kaydı, bilirkişi incelemesi, tanıklar ve her türlü yasal delile tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır.
Öte yandan hükmü temyiz eden davacılar vekili 08.05.2009 tarihli tanık listesi ile tapu kaydı ibraz etmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davacı tarafın dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere bildirdiği tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte açıkta pay bırakılmayacak şekilde Tapu Sicil Müdürlüğünden, miras bırakan ...'ye ait verasete esas olacak şekilde nüfus kaydının Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek bu doğrultudaki deliller toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli,
bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7198, K. 2011/5815, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama