KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7275 E., 2011/5243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı 73178,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... davalı ...'ye husumet yönelterek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişiler .... ve ... tarafından düzenlenen 11.06.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 2278,58 m2 yüzöçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan bölümün tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. 4342 sayılı Mera Kanununun 4.maddesi hükmüne göre mera, yaylak ve kışlakların kullanma ... bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığına göre Hazine yanında Köy Tüzel Kişiliğine de husumet yöneltilmesi gerekir. Kural olarak taraf teşkili yapılmadan karar verilemez. Taraf teşkilini sağlamak kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dilekçesi ve duruşma günü, dava dışı Gökçeli Köyü Tüzel Kişiliğine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve
Nizamnamesi uyarınca, yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, Köy Tüzel Kişiliğinin temsilcisi duruşmaya geldiğinde kendisinden davaya karşı diyeceği, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7275, K. 2011/5243, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama