KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7345 E., 2011/6163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2011
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 249 ada 35 parsel sayılı 92200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve bağışlamaya dayanılarak ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, 4753 sayılı Yasaya göre oluşan tapu kaydına dayanarak taşınmazın tümüne yönelik olarak, davacı ... ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında dava dilekçesinde husumet yöneltilen kişilerin tespit malikinin mirasçıları olup olmadığının araştırılarak doğru hasıma dava açılıp açılmadığının belirlenmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı Hazine'nin davasının reddine, davacı ...'in davasının kabulüne, dava konusu 249 ada 35 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 14.04.2009 tarihli rapor ve ekindeki haritasında (B) harfi ile işaretli 39236,55 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına, geriye kalan taşınmaz bölümünün ise davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmüne göre koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazların zilyedi adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiştir. Taşınmazın davacı Hazine'ye ait 27.12.1967 tarih ve 1141 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet davacı ... ... ile davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Dava ve temyize konu 249 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılmadığı bu nedenle, aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı gözönüne alınarak geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davalılardan ... adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de; bu durum temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7345, K. 2011/6163, 19 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama