KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7556 E., 2011/5988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 302 ada 1, 329 ada 21, 22 ve 23, 330 ada 3, 8 ve 9, 334 ada 2, 3, 4, 36 ve 37, 335 ada 1, 5 ve 9, 336 ada 1 ve 2, 337 ada 2, 3,8 ve 10, 338 ada 1, 5, 6, 12, 13 ve 14, 340 ada 2, 3 ve 4, 341 ada 1, 343 ada 8, 9, 15 ve 17 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 329 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar dava dışı ... adına, diğer dava konusu taşınmazlar ayrı ayrı davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı ...(...) miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 302 ada 1, 329 ada 21, 22 ve 23, 330 ada 3, 8 ve 9, 334 ada 2, 3, 4, 36 ve 37, 335 ada 1, 5 ve 9, 336 ada 1 ve 2, 337 ada 2, 3, 8 ve 10, 338 ada 1, 5, 6, 13 ve 14, 340 ada 2, 3 ve 4, 341 ada 1, 343 ada 8, 9, 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazların Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/603-547 E-K sayılı veraset ilamındaki davacının payı oranında adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Somut olayda davacı taraf 329 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki ... aleyhine dava açmamıştır. Bu durumda davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Islah yolu ile dahi olsa davada taraf değiştirilemeyeceği gözönüne alındığında mahkemece davanın bu taşınmazlar yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, 329 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazların dosyada bulunan tutanak asılları ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 329 ada 21 ve 22 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2-Davalıların diğer dava konusu taşınmazlara yönelik temyiz inceleme isteklerine gelince; iddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 302 ada 1, 329 ada 21, 22 ve 23, 330 ada 3, 8 ve 9, 334 ada 2, 3, 4, 36 ve 37, 335 ada 1, 5 ve 9, 336 ada 1 ve 2, 337 ada 2, 3, 8 ve 10, 338 ada 1, 5, 6, 13 ve 14, 340 ada 2, 3 ve 4, 341 ada 1, 343 ada 8, 9, 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazların davacı ve bir kısım davalıların ortak miras bırakanı Nuri ...'den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Somut olayda; ortak miras bırakanın sağlığında dava konusu taşınmazları davalı tarafa bağışlayarak zilyetliğini devrettiği, taşınmaz üzerinde davacının miras hakkının kalmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan paylaşma sonucu paydaşlardan birine isabet eden taşınmazın orman olarak Hazine adına tespit edilerek ve tutanaklarının da kesinleşmiş olması halinde, ilgili paydaşın önceden bu yerlerin orman olduğunu bilemeyeceğinden, taraflar arasında yapılan paylaşmanın kendiliğinden bozulduğunun kabulü gerekir.
Ne var ki; somut olayda dava konusu taşınmazların murisin sağlığında davalı tarafa bağışlanarak zilyetliğinin devredildiği dikkate alındığında bu ilkenin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak davanın reddine, dava konusu 302 ada 1, 329 ada 21, 22 ve 23, 330 ada 3, 8 ve 9, 334 ada 2, 3, 4, 36 ve 37, 335 ada 1, 5 ve 9, 336 ada 1 ve 2, 337 ada 2, 3, 8 ve 10, 338 ada 1, 5, 6, 13 ve 14, 340 ada 2, 3 ve 4, 341 ada 1, 343 ada 8, 9, 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, dava konusu taşınmazların geriye kalan payları hakkında da tescil hükmü kurulmamış olması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7556, K. 2011/5988, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama