KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7636 E., 2011/917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Gökçebey Kadastro Mahkemesince dairemize gönderilen tarih ve sayısız yazı ve eki 2007/17 Esas, 2009/15 Karar sayılı dosya incelendi.
1086 sayılı HUMK’nun 440 ve devam eden maddeleri hükümlerine göre hatalı veya eksik olduğu öne sürülen bir Yargıtay ilamı hakkında karar düzeltme yoluna kural olarak ve hukuki yarar bulunma koşulu ile ancak davanın tarafları veya asli müdahil başvurabilir. Bu hukuksal düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere Yargıtay ilamında açıkça hukuka aykırılık veya eksiklik bulunsa dahi tarafların başvurusu olmadan hakimin kendiliğinden Yargıtay ilamının düzeltilmesi için Yargıtaya başvurma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Mahkeme kararının Yargıtayca bozulması halinde bozma ilamının hatalı olduğu düşüncesinde olan hakimin koşullarının varlığı halinde direnme kararı verebileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; dava dosyasının incelenmesinde; kadastro sırasında dava ve birleşen davalara konu 105 ada 1, 106 ada 31, 39 ve 56, 115 ada 2, 117 ada 9, 122 ada 9, 58, 63, 88, 106, 132, 141, 143, 161, 162, 169, 229, 237, 240 ve 259, 124 ada 7, 130 ada 4, 147 ada 4 ve 5, 148 ada 1, 149 ada 1 parsel sayılı taşınmazların satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve paydaşları adına tespit edildiği,
askı ilan süresi içinde miras yolu ile gelen hakka dayanarak ve miras payları oranında tescil istemiyle davacı Mürüvvet Adakoğlu’nun tüm taşınmazlara, ...’ın 122 ada 169 parsel sayılı taşınmaza, Emin Tülübaş’ın 122 ada 162 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açtıkları, davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulü ile davaya konu taşınmazların paylı olarak davacı ve davalılar adına tesciline karar verildiği,
106 ada 31, 39 ve 56, 115 ada 2, 117 ada 9, 122 ada 9, 58, 63, 106, 141, 143, 161, 162, 169, 237, 240 ve 259, 124 ada 7, 130 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak verilen hükmün davalılardan Fikret, İsmail, ... ve ... vekili tarafından temyiz edildiği, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda dairemizce verilen 14.7.2010 gün ve 2010/2899 esas, 2010/4535 karar sayılı ilamla 106 ada 31 ve 39, 115 ada 2, 122 ada 240 ve 259 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün onandığı,
106 ada 56, 117 ada 9, 122 ada 9, 63, 106, 141, 143, 162 ve 169, 124 ada 7 ve 130 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar ile 122 ada 161 ve 237 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi raporunda (B) harfi ile işaretli bölümleri yönünden verilen hükmün ise bozulduğu, dava ve temyize konu edilen 122 ada 58 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak verilen hüküm konusunda ise herhangi bir karar verilmediği, mahkemece dairemiz ilamının henüz taraflara tebliğe çıkartılmadığı,
taraflarca karar düzeltme başvurusu yapılmadığı halde mahkemece dava ve temyize konu 122 ada 58 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz başvurusu konusunda da bir karar verilmesi istemiyle dosyanın kendiliğinden dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetildiğinde dairemizce yapılan inceleme sırasında hakkında sehven olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen 122 ada 58 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz başvurusu konusunda bir karar verilebilmesi için ilamın taraflara tebliği ve taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulması gerektiği, dairemiz ilamının ancak bu yolla düzeltilebileceği, hakim tarafından yazılan bir yazı ile ilamın düzeltilmesinin mümkün olmadığı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7636, K. 2011/917, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama