KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7931 E., 2011/5301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 225 ada 4 parsel sayılı 602,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ibadethane, müştemilatı ve bahçesi niteliğiyle davalı ... Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak davalı Hazine ile Suyatağı Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
225 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu bölümünün ... Bilgin'e ait olduğu, ... Bilgin'in 1978 yılında taşınmaz bölümünü camii yapımı için Suyatağı Köyü Tüzel Kişiliğine bağışlayarak zilyetliğini devir ve teslim ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bir an için dava ve temyize konu taşınmaz bölümünde davacının miras bırakanı Salih Bilgin'in de paydaş olduğu kabul edilse dahi; taşınmazın zilyetliğinin Köy Tüzel Kişiliğine devir ve teslim edildiği 1978 yılından tespit gününe kadar zilyet davalı ... Tüzel Kişiliği yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin de kabulü gerekir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle; kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı Hazine'yi hasım göstererek dava açmıştır. Hazine tespit maliki olmadığı gibi, tespit maliki olan köy tüzel kişiliği ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Kadastro davalarının tespit maliklerine karşı açılabileceği gözönüne alındığında Hazine'ye yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1.bendinin 3. satırındaki "...davanın..." sözünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine "...yönelik..." sözünden sonra gelmek üzere "...davalı Hazine aleyhindeki davanın husumet nedeniyle, davalı ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7931, K. 2011/5301, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama