KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1876 E., 2011/2160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 14 parsel sayılı 156 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dışı aynı ada 13 parsel sayılı taşınmazın adına tespit edildiğini davalı ... ile yaptıkları anlaşma gereği kendi taşınmazına ulaşacak şekilde yol bırakıldığını ve yolun kendi parselinin mütemmim cüzü kabul edildiğini ancak kadastro sırasında bu yolun davalı adına tespit edilen 130 ada 14 parsel sayılı taşınmaza ilave edildiğini ayrıca kendisine ait tahmini 70 cm eninde bir yerin davalı parseline ilave edildiğini ileri sürerek bu iki bölümün adına tapuya tesciline karar verilmesi için dava açmıştır. Mahkemece taraflar arasındaki sulhun onanmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Davacı ... ’nin temyiz isteği uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 28.10.1988 tarihli rapor ve haritada yeşil renk ile boyalı bölüme yöneliktir.
Dosya kapsamına göre davacı taraf dava konusu 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazın iki ayrı bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece bu isteğin birinci bölümü hakkındaki sulhun onanmasına karar verilmiş ikinci bölümü hakkındaki istek hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
1086 sayılı HUMK.nun 74 ve 388. maddesi hükümlerine göre hakimin her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olduğu ve hüküm sonucunda istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gerektiğine işaret edilmiştir. Fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 28.10.1988 tarihli rapor ve haritada yeşil ile boyalı bölüm hakkındaki davacı isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması yukarıda değinilen usul hükümlerine aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1876, K. 2011/2160, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama