KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/3819 E., 2012/1718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 152 ada 25, 26 ve 27 parsel sayılı sırasıyla 13166,51 m2, 16209,53 m2, 18061,94 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 152 ada 25 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 152 ada 26 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 152 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 152 ada 25, 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünce koşullarının varlığı halinde bu nitelikteki taşınmazların zilyedi adına tespit ve tescil edileceği belirtilmiştir. Taşınmazların Hazine'ye ait 20.08.1964 tarih ve 184 sayılı tapu kaydı kapsamı içinde kaldığı, ancak tapu kaydının oluşturulduğu güne kadar zilyet davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazların kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Dava dosyasında dava konusu edilen taşınmazlar 152 ada 25, 26, 27 ve 152 ada 208 parsel sayılı taşınmazlar olup mahkeme hükmünün (C) bendinin 2.sırasında belirtilen 256 parsel sayılı taşınmaz davalı değildir.
Tüm dosya kapsamına ve mahkemece oluşturulan gerekçeye göre hükümde 152 ada 25 parsel denilmesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak 256 parsel olarak yazılması yanılgılı olduğu gibi mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil,
yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı ... aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün (C) bölümünün 2.bendinde yazılı bulunan “256” sözünün hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine “25” sözünün yazılmasına, aynı zamanda hükmün (A) bölümünün yargılama giderlerine yönelik olan 3,4,5 nolu bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/3819, K. 2012/1718, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama