KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4055 E., 2012/1921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 121 ada 36 parsel sayılı 89605.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 121 ada 36 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.05.2011 havale tarihli rapor ve eki haritada (X) harfi ile gösterilen 5903.66 m2 yüzölçümündeki bölümün tarla niteliği ile aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı ... adına, kalan bölümün davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 121 ada 36 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan davacı ... tarafından 30.07.2008 tarihli dava dilekçesi ile 120 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açılmış ise de yargılama sırasında mahkemeye sunduğu 06.07.2010 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın parsel numarasının yanlış yazıldığını, doğrusunun 121 ada 36 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın parsel numarasının dava dilekçesine maddi hata sonucu yanlış yazıldığı dosya içeriği ile belirlendiğine göre, davacı ...'ün 121 ada 36 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açtığının kabulü gerekir.
Davalı Hazine'nin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi, kadastro tespitine itiraz davasında davacının dava konusu ettiği ve keşif sonrası yüzölçümü belirlenilen bölümün tamamı hakkında davanın kabulüne karar verildiği, bu halde kendisini vekille temsil ettiren ve aleyhindeki dava kabul edilen Hazine yararına mahkemece vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemesinde de bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4055, K. 2012/1921, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama