KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4548 E., 2012/4602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 34, 35, 36, 41 ve 43 parsel sayılı sırasıyla 1407.44 m2, 3390.13 m2, 3764.04 m2, 1799.56 m2 ve 910,27 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtlarına ve tapu dışı satın almaya dayanılarak davalılar ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... ... Köyü Camii Şerifi Vakfı adına tespit edilen dava dışı 103 ada 42 parsel sayılı taşınmazın dayanağı tapu kaydının yüzölçümüne göre eksik olarak tespit edildiğini, eksikliğin davalı taşınmazlarda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 103 ada 34, 35, 36, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...'nün tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacı ...'nün tutunduğu dava dışı 103 ada 42 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 8.2.2001 tarih 79 sayılı tapu kaydı ilk oluşumundan bu yana dayanak belgeleri ile birlikte getirtilmemiş, dayanağı haritaya da yöntemine uygun şekilde kapsam tayin edilmemiştir. Öte yandan dava konusu taşınmazların tutanakları ve dosyaya gelen tapu kayıtları incelendiğinde dayanak tapu kayıtlarında sıra numarasının ve sınırların olmadığı, parsel numarasının yazıldığı belirlenmiş ancak mahkemece bu kayıtların iskanen mi veya toprak tevzi yolu ile mi oluştuğu, haritalarının olup olmadığı araştırılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'nin tutunduğu 8.2.2001 tarih 79 sayılı tapu kayıdı ile dava konusu taşınmazların dayanağı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren dayanakları harita ve diğer belgeler ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
haritaya dayanan kayıtlara 3402 sayılı Yasanın 20.maddesi uyarınca kapsam tayin edilmeli, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, kayıtların iç içe girmesi halinde önceki tarihli ve doğru temele dayanan kayda değer verileceği düşünülmeli, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamı dışında kaldığının saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4548, K. 2012/4602, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama