KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/4901 E., 2012/3323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, kaçak elektrik kullanımı üzerine girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalının abone olmaksızın kayıtsız sayaçla elektrik kullandığının tutanakla tespit edilmesi üzerine aleyhine girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davacı, icra takip talebinde 24.007,82 YTL asıl alacak, 1.331,01 YTL takip tarihine kadar işlemiş faiz ve 239,59 YTL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere taplam 25.578,42 YTL'nin takip tarihinden avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda 18.937,41 TL asıl alacak ve fatura son ödeme tarihi 9.9.2008 ile eldeki dava tarihi olan 13.10.2009 tarihleri arasında işlemiş gecikme (temerrüt) faizi hesaplanmıştır. Mahkemece istemin kısmen kabulü ile “18.937,41 TL asıl alacak ve 6.296,69 TL olmak üzere toplam 25.234,10 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davacının talebi icra takibine itirazın iptaline ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizine hükmedilmesi şeklinde olduğuna ve icra takip talebinde de takip tarihi olan 2.12.2008 gününe kadar işlemiş faiz istemi bulunduğuna göre mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınarak takip tarihine kadar işlemiş avans faizi hesaplattırılmalı ve asıl alacak yanında hesaplanacak bu miktar yönünden de itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözetmeden talebi aşar şekilde dava tarihine kadar hesaplanan işlemiş faizin hüküm altına alması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alacakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4901, K. 2012/3323, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama