KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5420 E., 2012/4257 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 104 ada 1 parsel sayılı 398871,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile ve davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... kişiliği tarafından davalı ...
Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davasında tespit tarihinden önce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar tespit gününden sonra 13.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Bundan ayrı olarak davacı ... tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka, davacı ... ise tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Yargılama sırasında Hazine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...
Kişiliği ile katılan davacı Hazine'nin davasının kısmen kabulüne; dava ve temyize konu 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, davacı ... ...'ın talebine ilişkin olarak 104 ada 1 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 106 ada 82 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddi ile tespit gibi tapuya tesciline, 107 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına,davacı ...'ün 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaza karşı bir talebinin bulunmadığı belirtilerek bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş;
hüküm, katılan davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre katılan davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; bu dosya ile birleşen 2007/488 Esas sayılı dosyada davacı ... ile birleşen 2007/497 Esas sayılı dosyada davacı ...'nun davalı Hazine'yi hasım göstererek dava açtıkları, davalı Hazine'nin de davayı vekil eli ile takip ettiği, mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmende reddine karar verildiği gözetilerek davalı Hazine lehine davanın niteliği ve önemi,
dosya içeriği ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi hükmü dikkate alındığında takdiren bir vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken davanın mahiyeti ve kurulan hükmün taraflar yönünden ifade ettiği değerden söz edilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsiz,
davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 5.nolu bendinde yazılı bulunan “davanın mahiyeti ve kurulan hükmün taraflar yönünden ifade ettiği değer nazara alınarak taraflar açısından lehte ya da aleyhte avukatlık ücreti takdirine yer olmadığı” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine 5.bent olarak” hükmü temyiz edenin sıfatı da gözetilerek 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 31/3.maddesine göre takdir edilen 400,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'ndan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5420, K. 2012/4257, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama