KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5988 E., 2012/2750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 800 parsel sayılı 42900 m² yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 167 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının yüzölçümü fazlası olduğundan söz edilerek tarla niteliğiyle ... oğlu ... ...'ın işgalinde olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşamı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 01.05.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 18676.46 m² yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına, geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen 24223,54 m² yüzölçümündeki bölümün en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.Dava konusu 800 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın salt zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği tartışmasızdır.
Dava ve temyiz konusu 800 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından 01.05.2011 tarihinde düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile belirtilen 18676.46 m²'lik bölümü üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği...
ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dosya içeriğine göre yerel bilirkişi sözleri soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi keşif mahallinde mahkemece gözlem yapılmadığı, dava konusu 800 parsel sayılı taşınmaza doğu sınırında komşu 689, 690 ile 692-701 arasındaki parsel sayılı taşınmazların doğu hududunda bulunan ...'nün içerisinde kaldığı fen bilirkişisi tarafından bildirildiği halde uzman ziraat mühendisi raporu, taşınmazın niteliği konusunda yeterli açıklamayı içermediğinden, zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir.
Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, jeolog, ziraat ve fen bilirkişi huzuruyla keşif yapılarak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarında taşınmazın temyize konu edilen bölümünün öncesinin ne olduğu taşınmaz bölümü üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve ne suretle intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı maddi olaylara dayalı bilgiler alınmalı,
tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra iki ziraatçi, birde jeolog bilirkişisinden ve oluşacak üçlü bilirkişi mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu,
bitki örtüsü, kullanım durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, taşınmazın kültür arazisi niteliği ile ekonomik amacına uygun olarak kullanımına etkisi tartışılmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi ve jeolog bilirkişilerinden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5988, K. 2012/2750, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama