KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6033 E., 2012/3234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 15.620 TL'yi geçmediği ve duruşma masrafları yatırılmadığı anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 153 ada 217 ve 218 parsel sayılı sırasıyla 9.406.812,96 m2 ve 65.391,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliğiyle, 153 ada 219 parsel sayılı 65.903,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yayla niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları padişah fermanına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları aynı nedenlere dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu 153 ada 217 ve 218 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera olarak, 153 ada 219 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi yayla olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine, davacı ... ve arkadaşları ile katılan ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davalı Hazine'nin, dava ve temyize konu taşınmazlar hakkında dava açmadığı, taşınmazların mera niteliğiyle sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verildiği anlaşıldığına göre davalı Hazine'nin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2-Dava ve temyize konu 153 ada 217 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde kadim mera olduğu, 153 ada 219 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde kadim yayla olduğu, davacı ... ve arkadaşları ile katılan ... ve arkadaşlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açtıkları, dayandıkları ferman'ın dava dışı ...na ait olduğu, davacılar ve katılanların adlarına ferman bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır.
Bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6033, K. 2012/3234, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama