KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6511 E., 2012/1883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava ve temyize konu 53 parsel sayılı 43200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacılar ..., ... ve ... tapu kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacıların davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile ... oğlu ... ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.'nun 45 ve devam eden maddelerinde aynı mahkemede görülmekte olan davaların, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebileceği, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantının var sayılacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince getirtilen Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 2006/4 Esasında kayıtlı dosyası içeriğinden davacılar ... ... ve arkadaşlarının aynı tapu kaydına dayanarak 54 nolu bitişik parsel hakkında da dava açtıkları, açılan bu davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır. Aynı nitelikteki bu davalardan birinde verilecek hükmün davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamının belirlenmesi yönünden diğer davanın sonucunu etkileyeceği, tapu kaydı kapsamının sağlıklı bir biçimde belirlenmesi için de her iki davada toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesinin usul ekonomisine de uygun olacağı dikkate alındığında her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6511, K. 2012/1883, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama