KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/192 E., 2012/6817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2012
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 117 ada 1 parsel sayılı 395,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz harman yeri niteliğiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, tespit 27.01.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar ... ve ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla davacılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 29.09.1931 tarih 100 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının ise taşınmazı kapsamadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Taşınmazın harman yeri olarak tespit edildiği dikkate alındığında mahkemece uyuşmazlığın niteliği gereği komşu köyden mahalli bilirkişi dinlenmesi gerekirken aynı köyden mahalli bilirkişi dinlenmiş, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmemiş, eksik incelemeye dayalı karar verilmiştir.
O halde, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için davada yararı olmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanıkların huzuru ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak örneği ve dayanağı belgelerle denetlenmeli, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı içeriği çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilerek çelişki giderilmeli, taşınmazın öncesinin harman yeri olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı rapor alınmalı,
taşınmazın zilyetlikle edinilebilen yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.madde hükmünde öngörülen sınırlamalar da gözönünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen biçimde araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, davalılar Hazine ve ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/192, K. 2012/6817, 8 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama