KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2358 E., 2012/6368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 3431 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan hayvan barınağı niteliğindeki muhtesatın davacı ... tarafından meydana getirildiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre az yukarıda ismi geçen davalının bu yöne ilişen temyiz itirazı yerinde değildir.
2-Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın tümüyle kabulüne karar verilmiş ise de bir kısım istek kalemleri yönünden varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmediği gibi oluşturulan hüküm de yasal düzenlemelere ve yerleşik uygulamaya aykırı olmuştur.
Toplanan delillerden, dava konusu taşınmaz üzerindeki kiler ve samanlık niteliğindeki muhdesatların 25-30 yıllık yapılar olduğu keşif sonrasında düzenlenen inşaat mühendisi bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Muhdesatların belirlenen bu hali ile davacının yapım tarihindeki yaşı ve muris babası ile birlikte oturduğu gözetildiğinde anılan binaların miras bırakanın sağlığında onun nam ve hesabına inşa edildiğinin kabulü gerekir.
Bu olgunun aksi açık bir anlatımla söz konusu muhdesatların kendi nam ve hesabına ve tek başına meydana getirildiği davacı tarafından da kanıtlanamamıştır. Öte yandan; taşınmazın elbirliği ile (iştirak halinde) mülkiyet hükümlerine tabi olduğu dikkate alındığında görülen davada bir kısım davalı mirasçıların tek başına kabul beyanlarının da hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; dava konusu kiler ve samanlık niteliğindeki muhdesatlar yönünden davanın reddi ile davanın kısmen kabulü sonucunu doğuracak şekilde hüküm oluşturulması gerekirken, anılan muhdesatlar yönünden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu,
muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı gözönünde tutulduğunda sadece davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
yine yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin keşifte belirlenen ve kabulüne karar verilen muhdesat bedelinin davalı taraf payına isabet eden bölümü üzerinde hesaplanması gerekirken, davacı tarafın keşifte belirlenen değere itiraz etmediği dikkate alınmaksızın dava dilekçesinde gösterilen değerin tamamı üzerinden fazla miktarda karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretine hükmedilmesi, ayrıca 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 3.maddenin (1) numaralı bendi gözardı edilerek,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2358, K. 2012/6368, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama