KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3078 E., 2012/4998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 129 ada 6, 132 ada 10 ve aynı ada 12 parsel sayılı sırası ile 113,20 m², 634,08 m² ve 1360,63 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları tapu kayıtlarına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların muris ... oğlu ... ve ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece dava konusu 129 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın feragat nedeniyle, 132 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğinden hükmü temyiz eden davacı ...'nın 06.06.2008 tarihinde yapılan keşifte dava konusu 129 ada 6 ve 132 ada 12; 07.06.2010 tarihinde yapılan keşifte ise yine 129 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili davasından kayıtsız ve koşulsuz olarak feragat ettiği belirlenmiştir. Feragat beyanı usulün 151. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafça belgelendirilmiştir. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden de ileri sürülmemiştir.
Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 129 ada 6 ve 132 ada 12 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili sonucu itibariyle doğru, gerekçesi itibariyle yanılgılı hükümlerin ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 2,75 TL harcın davacı ...'dan alınmasına,
2-Davacı ...'nın dava ve temyize konu 132 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı ... taşınmazın, miras bırakanı ... oğlu ... ve ... adına tapulu olduğunu ve ölümlerinden sonra terekenin taksim edilmediğini iddia etmiş, davalı ... ise taşınmazın babası ...'dan kendisine kaldığını savunmuştur. Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kime ne şekilde intikal ettiği, miras malı olup olmadığı, miras malı ise paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kimin payına düştüğü, kim tarafından zilyet edildiği, davacılar ile davalının ... oğlu ... ve ... mirasçısı olup olmadıkları tam olarak araştırılmamıştır.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacılar, davalı ve ... oğulları ... ve ... arasındaki irs ilişkisi belirlenmeli, irs ilişkisinin bulunduğu belirlendiği takdirde dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ... oğulları ... ve ...'ten mi, yoksa davalının miras bırakanı ...'dan mı kaldığı duraksamasız belirlenmeli, davalının murisinin aynı zamanda ... oğulları ... ve ... mirasçısı da olup olmadığı araştırılmalı, taşınmazın miras bırakan ... oğulları ... ve ...'ten kaldığının anlaşılması halinde ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde,
bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın davacı veya davalının, ya da mirasçılardan hangisinin payına isabet ettiği araştırılmalı, dava konusu taşınmazın davalının miras bırakanı ...'dan kaldığının belirlenmesi halinde ise, davalı ile davacı arasında irs ilişkinin olmadığı göz önünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3078, K. 2012/4998, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama