KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3393 E., 2012/6365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 44 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan çam ve fıstık ağacı niteliğindeki muhdesatların davacı ... tarafından yine 240 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 4 yaşındaki 10 adet yağlık zeytin fidanının ise davacı ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalının bu hususlara ilişen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalının 240 parsel sayılı taşınmazda bulunan 30 yaş üzerindeki zeytin ağacı niteliğindeki muhdesatlara yönelik temyiz itirazına gelince; mahkemece bu muhdesatlar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.
Somut olayda 240 parsel sayılı taşınmazın “zeytinlik” niteliğiyle tapuya kayıtlı olduğu, dava konusu 30 yaş üzeri zeytin ağaçlarının kadastro tespitinden önce meydana getirildiği ve taşınmazın tespitinin kesinleştiği gün ile davanın açıldığı gün arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde salt bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir, davanın esasına girilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3393, K. 2012/6365, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama