KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3420 E., 2012/6145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı ile muris arasında nüfus kayıtlarında isim benzerliği dışında irs ilişkisi bulunmadığı, tanık beyanlarının da yetersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30. maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; miras bırakan ... ...'ın 11.4.2010 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüğü, babası ... ile annesi ...'nin kendisinden önce, kardeşleri ... ve ... ...'ın da bekar ve çocuksuz olarak yine kendisinden önce öldükleri, miras bırakan ... ...'ın babası ...'in 1926 yılında yersel yazım sırasında ölü ... ve ölü ... oğlu olarak nüfusa tescil edildiği, davacının babası ...'in de kayıtlarda anne adının ... olduğu davacı beyanı ve tanık anlatımlarına göre miras bırakan ile davacının babalarının anne bir baba ayrı kardeş oldukları anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği, mirasçılık belgesinin aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olduğu ve hakları zarar görenler tarafından her zaman iptalinin de istenebileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3420, K. 2012/6145, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama