KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5177 E., 2013/9242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında yüzölçümleri ve edinme sebepleri tutanaklarında yazılı dava konusu 132 ada 2, 8, 136 ada 34, 138 ada 16, 25, 153 ada 9, 156 ada 7, 20 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 134 ada 6, 137 ada 19, 138 ada 8, 144 ada 5, 156 ada 12 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 132 ada 5, 7, 133 ada 2, 136 ada 33, 138 ada 11, 24, 144 ada 9, 153 ada 10, 156 ada 11 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 132 ada 3, 11, 138 ada 14, 144 ada 7, 156 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 132 ada 1, 4, 9, 133 ada 7, 137 ada 20, 138 ada 12, 15, 144 ada 4, 16, 153 ada 11, 154 ada 3, 156 ada 6, 21,
24 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... ve paydaşları, 154 ada 1, 156 ada 9 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 154 ada 2, 156 ada 8 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 132 ada 6, 133 ada 3 ve 153 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... ve ..., 133 ada 17 ve 158 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu taşınmazların ortak miras bırakanları ...'dan kaldığını ve paylaşılmadığını öne sürerek miras payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 134 ada 6, 136 ada 33, 34, 137 ada 19, 20, 138 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından köy boşluklarından imar ihya edilmek suretiyle iktisap edildikleri ve terekeye dahil olmadıkları böylece davacının bu parsellerde terekeden gelen bir hakkının bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'nin 134 ada 6, 136 ada 33, 34, 137 ada 19,20, 138 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2-Davacı ...'nin 132 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 133 ada 2, 3, 7, 17, 138 ada 8,11, 12,14, 15,16, 144 ada 4, 5, 7, 9, 16, 153 ada 9, 10, 11, 12, 154 ada 1, 2, 3, 156 ada 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28 ve 158 ada 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itarazlarına gelince.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre az yukarıda ada ve parsel numaraları yazılı taşınmazların tarafların kök miras bırakanı Emin'den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, ... terekesinin yöntemine uygun bir biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Mahkemece ... terekesinin paylaşıldığı, davacı ... ile çocukları adına tespit edilen dava dışı 138 ada 4 ve 139 ada 42 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından insan ömrünü aşacak şekilde kullanılmasının paylaşıma karine teşkil ettiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı taraf birleşen iki ayrı dosyada ayrı tanık listesi ibraz ettiği halde tanıkları dinlenmemiş, dinlenmesinden vazgeçilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiş, davalı tarafın tanıkları ise taşınmazların başında dinlenmesi gerekirken usule aykırı şekilde yargılama oturumlarında dinlenmiş, yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve tanık beyanları arasındaki çelişki de giderilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tarafların tanıklarının taşınmaz başında dinlenebilmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel, uzman fen ve ziraatçi bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılıp, keşif yapılmalı, taşınmazların az yukarıda değinilen ilkelere uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenilmeli, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5177, K. 2013/9242, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama