KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5316 E., 2013/8490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, davalının abone olmaksızın atık su tükettiğinin 22.12.2010 tarihli tutanakla belirlendiği iddiasıyla kaçak atık su tüketim bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı cevabında, söz konusu yerde davacı kurum tarafından verilen bir kanalizasyon hizmeti olmadığını ve işyerinde oluşan atık suyun bir kısmının foseptiğe boşaltıldığını, yıkama için kullanılan büyük bir kısmının ise buharlaşma yolu ile kendiliğinden yok olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, atık suyun ASKİ’ye ait kanalizasyon şebekesine deşarj edilmediğinden ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 55. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davalıdan atık su bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının işyerinde tükettiği atık su nedeniyle davacı ile abonelik sözleşmesi yapmadığı, söz konusu yerde davacının kanalizasyon şebekesi mevcut olup davalının bu şebekeye bağlantı yapmaksızın foseptik çukuruna pissu giderini deşarj ettiği anlaşılmaktadır.
Atık su bedeli bir hizmet karşılığı olabileceği gibi beldenin içme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının yer altı ve yerüstü kaynaklarından sağlanması, ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, kullanılması, bunların uzaklaştırılması, belde içindeki su kaynaklarının deniz, göl, akarsu ve yer altı sularının kullanılmış sularla karışmasını önlemek için yeni tesisler kurmak, kurulmuş olanların bakım ve işletilmesini sağlamak amacıyla bu hizmetlerin görülmesini temin zımnında özel hukuk kararlarından doğan ve sözleşme ilişkisine dayanılarak alınan bir bedeldir.
Davacı 2560 sayılı Yasa uyarınca kurulmuş yukarıda belirtilen hususların yerine getirilmesi konusunda görevli olan bir kurum olup davalının işyerinin bulunduğu yere kanalizasyon hizmeti götürdüğü halde davalının bağlantı yapmayarak atık suyunu foseptik çukuruna boşaltması çevrenin ve yer altı sularının kirlenmesi sonucuna yol açacağından hukuk düzeninde korunması gereken bir yaklaşım tarzı değildir.
Bu nedenle davalının cezası hesaplanarak atık su bedelinden sorumlu tutulması gerekir. Hal böyle olunca, kapsam belirlenip sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5316, K. 2013/8490, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama