KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5587 E., 2012/8179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 21 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 1140.47 m2 ve 3801.06 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 10.01.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 429.08 m2 yüzölçümündeki bölümünün 104 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgesi uyarınca ... mirasçıları adına payları oranında elbirliği mülkiyeti hükümleri uyarınca tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia, savunma ve dosyada toplanan delillerden dava konusu edilen yerin davacının murisi ...'e ait iken ölümü ile tüm mirasçılarına kaldığı, mirasçıları arasında usulüne uygun bir paylaşma bulunmadığı halde mirasçılardan ... tarafından davalı ...'e satıldığı, tespit gününde lehine tescil hükmü verilen davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davalının bu yönlere ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalının sair temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece dava konusu 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının aslı getirtilmeden ve taşınmazlar başında 05.06.2009 gününde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların sınırları göstermeleri sonucunda uzman bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan rapor ve haritada dava konusu edilen yerin 104 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 396.08 m2 yüzölçümündeki bölümü olduğu belirtildiği, taraflarca yapılan keşfe va uzman bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan rapora itiraz edilmediği halde mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 06.01.2011 gününde tekrar keşif yapılarak,
keşif sonucunda uzman bilirkişi ... ... ... tarafından düzenlenen 10.01.2011 havale tarihli rapor ve haritada dava konusu yerin 104 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 429.08 m2 yüzölçümündeki bölümü olduğu yönündeki rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Oysa ki; yukarıda belirtildiği üzere taşınmazın sınırlarını belirleyen ilk rapora itiraz edilmediğine göre tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan taşınmazların tespit sırasında oluşturulan geometrik sınırlarını bozacak şekilde bir taşınmaz bölümünün diğer bir taşınmaz ile birleştirilerek tescil hükmü oluşturulması yerinde olmadığı gibi 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın geri kalan ve davalıya ait olan bölümü hakkında hüküm kurulması gerektiği de unutulmuştur.
O halde mahkemece; öncelikle dava konusu 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının aslı getirtilmeli, taraflarca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan rapor ve haritaya göre 104 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 396.08 m2 yüzölçümündeki bölümünün dava konusu yer olduğu kabul edilmeli, ... mirasçıları adına 104 ada 21 parsel hakkında ayrı, 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 396.08 m2 yüzölçümündeki bölümü hakkında ayrı tescil hükmü kurulmalı, 104 ada 12 parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümünün de tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5587, K. 2012/8179, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama