KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6067 E., 2012/5447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2012
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 11, 23, 24 ve 104 ada 14 parsel sayılı sırasıyla 391748,53 m2, 126218,17 m2, 146990,81 m2 ve 11558,05 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve arkadaşları ile davacı ..., davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazların mera olarak tahsis edildikleri gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanıla geldiğinin saptanması yada taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera niteliği ile tahsis edilmiş olması gerekir.
Somut olayda dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerine yöntemine uygun biçimde uygulanmadığı, uygulamada haritalarda tarif edilen hangi poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanıldığı, uzman bilirkişi haritası ve eki raporda açıklanmamış, bu nedenlerle keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye ve bu yolla yargı denetimine açık bir rapor ve eki harita düzenlenmemiş, ayrıca birleştirilmesine karar verilen davacı ...’un dava konusu ettiği 113 ada 11 parsel sayılı taşınmazla ilgili davacı iddiaları yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite dayanak yapılan Toprak Komisyonunun 131, 38, 115 ve 21 tevzi parsellerini gösterir toprak tevzi pafta örneği getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı,
uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli,
mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tespitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işlemin kesinleşip kesinleşmediğinin iptali için idari yargı yerinde yasal süresinde bir dava açılıp açılmadığı açılmış ise sonuçlanıp hükmün kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 46/1, 16/B ve 18. maddeleri hükmü eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6067, K. 2012/5447, 5 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama