KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6244 E., 2013/15023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1)Dava, kaçak elektrik kullanılmadığı iddiasıyla ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdadı ile haksız yere ceza mahkemesinde yargılanmasına neden olunduğu iddiasına dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece istemler kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: Davacı, işlettiği restoranda yeni aldığı fırından dolayı elektrik kofrasının patladığını, elektrikçi çağırıp elektrik panosu ve saatinin kablolarının değiştirildiğini, elektrikçinin mührü söktüğünü, bu olay üzerine davalı kuruma 1.8.2003'de dilekçe ile başvurarak mühürlenmesini istediği halde davalının herhangi bir cevap vermediği ve mühürleme yapmadığı halde 23.06.2004 günü davalı elamanlarınca gelip kaçak tutanağı düzenlediklerini; davacının tutanak üzerine yapılan tahakkuk miktarını icra tehdidi ve ceza davası tazyikiyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek ödediği miktarın istirdadını ve manevi tazminat istemiştir.
Davalı cevabında, ihbar üzerine gidildiğinde davacının sayacın alt kapağının mühürsüz olduğunu tespit edilip 23.6.2004 tarihli kaçak tutanağı düzenlenerek yapılan tahakukun doğru olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı kuruma 1.8.2003'de başvurarak sayacın mühürlenmesini talep ettiği halde yetkililerin gereğini yerine getirmedikleri, davacının kullandığı elektriği çalışır vaziyetteki sayaçtan geçirdiği, ortada davacıya yüklenecek bir kusur bulunmadığı, kaldı ki ceza mahkemesinin beraat kararının bağlayıcı olduğu
gerekçesiyle haksız tahsilat yapıldığından bahisle ödenen toplam miktarın davalıdan tahsiline ve Asliye Ceza Mahkemesinde elektrik hırsızlığından yargılanması nedeniyle de manevi tazminata hükmedilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının değiştirdiği sayacın mühürlenmesi için davalıya 1.8.2003'de başvurduğu halde mühürlemenin yapılmadığı ve 23.6.2004'de yapılan kontrol sırasında alt kapağı mühürsüz sayaçtan geçirerek elektriği kullandığından bahisle kaçak elektrik tutanağı düzelendiği ve kaçak tahakkukuku yapıldığı, davacının belirlenen miktarı icra takibi üzerine ödediği ve olay nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp delil yetersizliğinden beraat ettiği sabittir.
Davacının sayacın mühürlenmesini istemesine rağmen davalının buna kayıtsız kalması müterafik kusur olarak değerlendirilebilirse de davacının da bunu bile bile 23.6.2004 gününe kadar uzun süreçte basiretli tacir gibi hareket etmeden mühürsüz sayaçla elektrik kullanımına devam etmesi Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca kaçak elektrik kullanmak fiilini oluşturur.
Bu anlamda ancak ödemek zorunda kaldığı miktarın tümden tahsili yerine davalının olaya kayıtsız kalması nedeniyle ancak BK'43 anlamında takdiren indirilmiş miktarından davacının sorumlu tutulması, dolayısıyla istirdat isteminin kısmen kabulü gerekir. Kaldı ki, Asliye Ceza Mahkemesinde davalı sayacı kullandığından bahisle delil yetersizliğinden beraat etmiş olup herhangi bir maddi vakıa tespiti içermediğinden B.K.'53 uyarınca bağlayıcı değildir.
Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3)Mahkemece manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiştir. Davacının mühürsüz sayaçla elektrik kullandığı sabit olup bu durum Asliye Ceza Mahkemesinde elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçlamasıyla yargılanması hususunda emare teşkil etmesi ve davalının suç duyurusunda bulunmasının yasal olması karşısında olayda manevi tazminat kaşulları oluşmamıştır. Hal böyle olunca, manevi tazminat isteminin reddi gerekir. Bu yön gözetilmeksizin verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6244, K. 2013/15023, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama