KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9747 E., 2013/2747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2013
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mirasçı ... ... hakkında ölüm araştırması yapılması, ...’nin ise baba hanesindeki soyadı ile nakil olduğu hanedeki soyadının farklı olduğu, davacı tarafın ise kesin süreye uymadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Çekişmesiz yargıya tabi davada ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 31 ve devam eden maddelerinde kimlerin ölüm bildiriminde bulunabilecekleri, ölüm kaydının hangi hallerde nüfus kütüklerine işleneceği açıklandıktan sonra 33. maddesinde ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanaklarının, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde Nüfus Müdürlüklerince düzenlenerek gerekli işlemin yapılacağı, herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğunun Nüfus Müdürlüklerince araştırıldıktan sonra düzenlenecek ölüm tutanağının Mülkî İdare Amirinin emri ile işleme konulacağı, bu kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmeliğin 69'uncu maddesinin 3'üncü bendinde de ölüm bildirimi sırasında herhangi bir belge verilemediği takdirde; ölünün hısımlarının ve ölüm olayını .../..
2012/9747-2013/2747 S.2
bilenlerin kimlikleri ile yerleşim yeri adreslerinin tespit edileceği, bu belgelerin Mülkî İdare Amirliği aracılığı ile güvenlik makamlarına gönderilerek kişinin ölümünün araştırılmasının isteneceği, kütüklere ilgilinin ölüm araştırmasının yapıldığı açıklamasında bulunulacağı, bu araştırma sonuçlanıncaya kadar kayıt üzerinde işlem yapılamayacağı, kişinin öldüğünün tespit edilmesi halinde ölüm olayının aile kütüğüne tescil edileceği, hakkında araştırma yapılan kişinin sağ olduğunun anlaşılması halinde ise yapılan açıklamanın silineceği, 4'üncü bendinde de genel müdürlükçe,
MERNİS ve adres kayıt sisteminde yer alan bilgilerden yararlanılarak uzun süredir işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel olup da aile kütüklerinde sağ görülenlerin araştırılmasının, üçüncü fıkrada belirtilen usule göre Nüfus Müdürlüklerine yaptırılacağı belirtilmiştir.
Bütün bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde nüfus kütüğünde kayıtlı bir kişinin ölüm kaydı kütüklere işlenmedikçe veya Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince kişinin sağ olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nüfus Müdürlüklerince ölüm araştırması yapılması ve buna ilişkin açıklama yazılarak kütükteki kaydın kapatılmış olması bu olguyu değiştirmez.
Somut olaya gelince, davacı tarafından miras bırakan ...’nın mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açılmıştır. Dosya içeriğinde toplanan delillerden miras bırakan Burdur İli, Merkez İlçesi, Cilt 7, Hane 27’de nüfusa kayıtlı ...’nın 18.07.1956 yılında öldüğü, geriye çocukları ile ikinci eşi ...’nin kaldığı, ...’nin de miras bırakandan sonra 11.3.1982 tarihinde ölümü ile sonraki kocasından çocukları ... ile ...’nın kaldığı, ...’nın nüfus kaydının, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 33 ve Yönetmeliğin 69. maddelerine göre ölüm araştırması yapıldığından kayıtlarının kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; ...’nin babası ...’nin de kayıtlı olduğu Burdur İli, Merkez İlçesi ... Mahallesi Cilt 4, Hane 2’deki kaydında soyadının “...” olduğu, buradan Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi Cilt 35, Hane 339’a nakil gittiği, her iki kayıttaki kişinin vatandaşlık numarası ve diğer bilgilerinin aynı olduğu gözönüne alındığında aynı kişi olduğunun ve soyadının sehven “...” olarak yazıldığının kabulü gerekir.
Mirasçılık belgesi istenilen ...’nın mirasçısı görünen ... ve ...’den olma ... ...’un nüfus kayıtlarının ölüm araştırması nedeniyle kapatılmış olması nedeniyle yapılan ölüm araştırması sonuçlanıp ölüm .../..
2012/9747-2013/2747 S.3
kayıtları düşülünceye kadar anılan kişinin sağ olarak kabul edilmesi ve buna göre davanın esası yönünden bir karar verilmesi gerektiği, bu kişinin ölüm kayıtları düşüldükten sonra mirasçılık belgesinin verilmesi için ayrıca dava açılabileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9747, K. 2013/2747, 13 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama