KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9779 E., 2013/3045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2013
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 109 ada 58 parsel sayılı 3351,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ...’nin dava konusu taşınmazın miras bırakan ...’den intikal ettiğine dair iddiasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de dava konusu 109 ada 58 parsel sayılı taşınmazın edinme sebebi sütununda miras bırakan ...’nin adı belirtildiği halde bu yön üzerinde durulmadığı gibi mahkemece yapılan araştırma soruşturmada hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece 23.05.2012 tarihinde yapılan keşif yetersiz olup dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibarettir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ile uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden ayrı ayrı olaylara dayalı olarak dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, taşınmazların tarafların kök miras bırakanı ...'ye ait olup olmadığı, muris ...'den intikal eden başka taşınmazlar olup olmadığı ayrıntılı olarak sorulmalı, dava konusu 109 ada 58 parsel sayılı taşınmazın edinme sütununda miras bırakan ... adı belirtilmekle özellikle bu yönden de beyanları
.../.
2012/9779-2013/3045 S.2
alınmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin miras bırakan ...’ye ait olduğu saptandığı takdirde bu kez dinlenecek yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişilerinden ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile yerel bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa,
davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyaları birleştirilmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken, sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak,
yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna, yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal, isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı,
gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye, uygulanacak kayıtları izlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9779, K. 2013/3045, 18 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama