KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11150 E., 2013/17593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, müvekkilinin 27.10.2005-24.7.2009 tarihleri arasında Etiler mağazasında şarküteri reyon şefi olarak çalıştığını, işten çıkarıldıktan sonra açtığı işe iade davasını kazandığını, işe başlatılması için başvurduğunu, davalının 27.07.2010 tarihli ihtarnamesi ile işe davet etmesi üzerine 3.8.2010 tarihinde işyerine gittiğini, insan kaynakları müdürü ile görüştüğünü, görüşmede işe yeni başlıyormuş gibi ve aleyhine hükümler içeren sözleşme imzalatılmak istendiğini, görev yeri ve görev şartları konusunda değişiklik olmayacağına dair yazılı belge verilmediğini,
aksine gerçek ücretle kayıtlardaki ücret arasında farklılık olmasına rağmen, daha önce resmi kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının istendiğini kabul etmediğini bildirince işe başlatmadığını iddia ederek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık izin, genel tatil ve fazla mesai ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının süresinde işe iade için başvurduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının işe iadesine ilişkin kararın kesinleşme şerhi yapılmadığı gibi, kesinleşmiş kararın davacıya hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin kayıt yoktur. Bu nedenle davacının kararın kesinleşmesinden itibaren kendisine tebligat yapılmasını beklemeden 10 günlük süre içerisinde 21.07.2010 tarihinde Beyoğlu 34. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvurusunu yaptığı kabul edilmelidir.
Nitekim davalı da 27.07.2010 tarihli ihtarnamesi ile davacıya 10 gün içerisinde başvurması halinde işe başlatılacağını belirtmiştir. Davacı, tanığı ile birlikte işe başlamak amacıyla davacı beyanıyla 03.08.2010 tarihinde işyerine gitmiştir. Davacı tanığı hangi tarihte işe başlamak için gidildiğini hatırlamadığını beyan etmiştir.
Davacının süresinde işe iade için başvurduğu davacı tanığının işe ne şekilde başlatılacağına ilişkin tartışma yaşandığına ilişkin beyanlarından da anlaşılmaktadır.
Dosyada aksine delil bulunmadığı halde işe iade başvurusunun süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle davacının işe iade sonrası isteklerinin reddi hatalıdır.
3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücretleri hesaplanmış, mahkemece % 50 oranında indirime gidilerek bakiyesi yönünden isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma ücretinden indirim işçinin her gün belirtilen şekilde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olmasından kaynaklanmaktadır. Dairemizce genelde kabul edilen indirim % 30 oranında olmaktadır.
Somut olayda Mahkemenin çalışma saatlerini inandırıcı bulmaması halinde bu yönde kararını gerekçelendirmesi gerekirken hakkaniyet indirimini yüksek tutmak suretiyle alacağı % 50 oranında indirilmesi, hakkın özüne aykırıdır. Fazla çalışma ücretinden daha düşük bir oranda oranında indirim yapılarak isteğin kabulüne karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11150, K. 2013/17593, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama