KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11474 E., 2013/12440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 146 ada 37 parsel sayılı 53328,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, pay satışına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 9/24'er payı davalılar Emin ve ... adına, 1/24'er payı davacı ......ve dava dışı Müşerref Akkaya adına, 4/24 payı ise dava dışı Hacıkadın...adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan senet iptali davası Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın 9/24'er payının davalılar Emin ve ... adına, 1/24'er payının davacı ......ve dava dışı Müşerref Akkaya adına, 4/24 payının ise dava dışı Hacıkadın Şener(Ünsal) adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların miras bırakanı olan Şerife Şener'in alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davaya konu senedi düzenlediği tarihte fiil ehliyetine sahip olduğu, miras bırakan Şerife Şener'in sağlığında taşınmazı davalılara bağışladığı ve söz konusu bağışın şekil şartları yönünden geçerli bir bağış olup miras bırakan Şerife Şener'in iradesini sakatlayacak bir halinde bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Somut olayda; taraflar arasında dava konusu taşınmazın tespit tarihinden evvel genel mahkemede açılmış ve derdest olan senet iptali davası bulunduğuna, anılan davanın görevsizlik kararı üzerine Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmış olmasına göre taşınmazın malik hanesinin açık olarak kabul edilmesi zorunludur. Böylesi bir durumda ise mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 30/2.maddesi gereği taşınmazın malikinin resen belirlenmesi gerekir.
Ne var ki; mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın maliki resen belirlenmediği gibi miras bırakan ...nin sağlığında taşınmazı davalılara bağışlayıp bağışlamadığı, ayrıca taşınmazın zilyetliğini davalılara teslim edip etmediği usulüne uygun olarak araştırılmamıştır.
Bu husustan ayrı olarak iptali istenilen senedin dava konusu taşınmaz dışında eldeki dosyadan tefrik edilen 148 ada 26 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 148 ada 43 parsel sayılı taşınmazlara da uygulandığı gözetildiğinde derdest olan davaların birleştirilmesi gerektiği dahi düşünülmemiştir.
Kaldı ki dava konusu taşınmazın tutanağında zilyet olarak isimleri belirtilen Müşerref Akkaya ve Hacıkadın...dahi davaya çağrılmamış, somut olayda taraf koşulu oluşturulmadan karar verilmiştir. Taraf koşulunun oluşturulmaması dahi başlı başına bozma nedenidir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağında isimleri belirtilen Müşerref Akkaya ve Hacıkadın...adına 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun olarak dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilerek somut olayda taraf koşulu oluşturulmalı, davaya gelirlerse delilleri kendilerinden sorularak toplanmalı, sonrasında dava konusu taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile dayanağı kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli,
ayrıca iptali istenilen 20.05.2002 tarihli senedin tespitlerine esas alındığı bildirilen 148 ada 26 parsel sayılı taşınmaz ait 2012/10 Esas sayılı dava dosyası ile 148 ada 43 parsel sayılı taşınmaz davalı ise bu taşınmaza ait dava dosyası ile önceki günlü bozma ilamında belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/114 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesinin gerekip gerekmediği düşünülmeli, sonrasında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız,
yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tesbitte saptanan hukuksal olgu ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık oluşursa duraksamasız giderilmeli,somut olayda tarafların herhangi bir kayıt ve belgeye dayanmadıkları ve taşınmazın da belgesiz olarak .tespitinin yapıldığı gözetilerek taşınmazın tapusuz nitelikte kabulü ile tapusuz taşınmazların menkul mal hükmünde oldukları dikkate alınarak satış veya bağış gibi tasarrufi işlemlerin herhangi bir şekil
şartına bağlı olmadıkları , mülkiyetin zilyetliğin teslimi ile birlikte devralana geçeceği hususları gözetilerek somut olayda taşınmazı miras bırakan ...nin sağlığında davanın taraflarına bağışlayıp bağışlamadığı,bağışlamış ise taşınmazın zilyetliğini bağışladığı kişilere devredip devretmediği belirlenmeli , daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli,
komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre davanın tarafları ile ortak miras bırakanı ölmüş ise ortak miras bırakanın varsa,
dava dışı mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
ND
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11474, K. 2013/12440, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama