KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11573 E., 2013/12925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 15 ve 19 parsel sayılı sırasıyla 5781,16 m2, 4202,49 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve davalı ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, tespit tutanağı bilirkişileri tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Bu husustan ayrı olarak zilyetliğe ilişkin olarak dinlenilen yerel bilirkişi sözleri olaylara dayanmayan soyut ve gerekçesiz sözlerden ibarettir. Kaldı ki mahkemece dava konusu taşınmazların kadastro tutanak asılları dahi getirtilmeden hüküm kurulmuştur. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu 102 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak aslı ve dayanağı belgeler Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen el verdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı,
komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11573, K. 2013/12925, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama