KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11790 E., 2013/18662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödenmemiş olması nedeniyle 13.9.2010 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin, hafta tatili ücretleri ve sefer priminin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işten kendi isteği ile ayrıldığını bu nedenle kıdem tazminatı istenemeyeceğini ve başka bir alacağının bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları ödenmediğinden davacı feshinin haklı olduğunun kabulü ile, bilirkişi raporu doğrultusunda kabule, hafta tatili ve sefer primi alacaklarının ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında, hesaplamaya esas ücretin belirlenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği
yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı taraf aylık net 1.400,00 TL ücret ve ayrıca sefer primi ile çalıştığını iddia etmektedir. Davalı taraf ise, davacının asgari ücret karşılığı çalıştığını savunmaktadır. Davalı taraf dosyaya bordro ibraz etmemiştir. Mahkemece, banka hesap ekstreleri ve tanık beyanına göre, davacının aylık net 1.400,00 TL ücret aldığı kabul edilmiş olup, sefer primi alıp almadığı konusunda herhangi bir belirleme yapılmamıştır.
Davacı ve davalı tanıkları davacıya sefer primi ödendiğini beyan ettikleri halde, prim ödemesinin ücretin içinde olup olmadığı hususu denetime elverişli şekilde irdelenmemiştir.
Davacının gerçek ücret miktarının doğru bir şekilde belirlenmesi için gerekirse meslek odasından da sorulmak suretiyle, davacının sefer primi alıp almadığı ve kabul edilen ücretine sefer priminin de dahil olup olmadığı açıkça belirlenip, davacının ücreti, ücrete bağlı olarak alacak miktarları ile prim alacağı bulunup bulunmadığının denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11790, K. 2013/18662, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama